zamanda.com.tr Tarihsel Kronoloji
Z Ziyaretçi Kaydol
HIZLI YANIT Doğrulanmış Tarih Kaydı

İstanbul'un Kurtuluşu Ne Zaman Oldu?

İstanbul'un Kurtuluşu, 6 Ekim 1923 (Cumartesi) tarihinde gerçekleşmiştir. (20. Yüzyıl) Bu tarihi dönüm noktasının üzerinden tam 103 yıl geçmiştir.

Takvim Günü
06 Ekim
Yıl
Geçen Süre
103 Yıl
Haftanın Günü
Cumartesi
Burç & Element
Terazi (Hava)
Dönem
20. Yüzyıl

Tarihsel Dönüm Noktası ve Derinlemesine Analiz

🌟 Editörün Seçimi
Etki: 90/100 Tarihi Olaylar

İstanbul'un Kurtuluşu Nedir ve Neden Tarihin Akışını Değiştirdi?

İstanbul'un Kurtuluşu, Türk Kurtuluş Savaşı'nın en belirleyici anlarından biridir ve milli egemenliğin sembolü olarak tarihin en kritik dönüm noktalarından biri olarak kabul edilir. 6.500 yıllık bir başkent olma geleneğine sahip İstanbul, yaklaşık beş yıl boyunca İtilaf devletlerinin kontrolü altında kalmış, bizzat İngiliz kuvvetlerinin işgali altında ezilmişti. Şükrü Naili Paşa komutasındaki Türk birliklerinin 23 Eylül 1922 tarihinde şehre giriş yapması, bu işgalin resmen sona ermesinin ve milli hakimiyetin teslim alınmasının ilk büyük adımıydı. Bu olay, sadece bir şehrin geri alınmasından çok daha fazlasını ifade ediyordu; zira Türk milletinin kendi kaderine sahip çıktığının, sömürge düzeninin çözüldüğünün ve yeni bir ulus-devletin doğuşunun habercisiydi. İstanbul'un bu şekilde kurtarılması, imparatorluk bakiyesinden doğan Türkiye Cumhuriyeti'nin inşasında hem sembolik hem de stratejik açıdan hayati bir eşikti ve tarihin gidişatını doğrudan değiştirdi.

İstanbul'un kurtuluşu, salt askeri bir zafer olarak değil, aynı zamanda diplomasinin de zaferi olarak okunmalıdır. Şükrü Naili Paşa'nın birliklerinin şehre girdiği gün, İtilaf devletlerinin masada imzaladığı Mudanya Ateşkes Antlaşması ile resmî anlamda savaşın fiilen bittiği ve Türk askerinin İstanbul'da resmen kendi şehrine dönmesinin önünün açıldığı görülmüştür. Bu nedenle İstanbul'un kurtuluşu, Türkiye Cumhuriyeti'nin doğuşuna giden yolda en görünür işaret taşlarından biri oldu; bir şehrin yeniden Türk bayrağına kavuşması, milletin bağımsızlık tutkusunun taçlanması anlamına geliyordu.

Tarihsel Arka Plan ve Olayın Perde Arkası

İstanbul'un kurtuluşunun arka planı, I. Dünya Savaşı'nın ardından imzalanan Sevr Antlaşması'na dayanır. Bu antlaşma ile Anadolu'nun büyük bir bölümü manda ve kapitülasyonlarla parçalanmış, İstanbul Boğazları üzerinde uluslararası denetim kurulmuş ve Türkiye'nin bağımsızlığı büyük ölçüde fiilen sona ermişti. Mondros Ateşkes Antlaşması ile ordunun terhis edilmesi, İtilaf devletlerinin İstanbul'u işgal etmesine ve Yunan ordusunun Batı Anadolu'yu basmasına zemin hazırlamıştı. 16 Mart 1920 tarihinde İtilaf kuvvetleri İstanbul'u resmen işgal etti ve şehrin birçok bölgesinde askeri yönetimi devraldı. İngiliz komutan General Harrington emrindeki kuvvetler, kentte büyük bir güç gösterisi sergiledi. Osmanlı hükümetinin yetkileri de fiilen kısıtlandı ve milli egemenlik rafa kaldırılmış oldu.

İşgalin derinleştikçe Anadolu'da büyük bir direniş dalgası doğdu. Kurtuluş Savaşı, başta Mustafa Kemal Paşa olmak üzere önderliğinde Anadolu'da milli bir direniş cephesi kuruldu. Ankara'da toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi, yeni bir egemenlik anlayışıyla ordunun yeniden toplanmasına öncülük etti. Savaşın dönüm noktası ise Dumlupınar Muharebesi'nin kazanılması ve ardından başlatılan Büyük Taarruz'un hızlı ilerlemesi oldu. 9 Eylül 1922'de İzmir'in kurtuluşu, İtilaf devletlerinin Anadolu'daki varlığını neredeyse tamamen ortadan kaldırdı. Bu gelişmelerin ardından Türk ordusunun İstanbul'a yöneldiği haberinin İtilaf devletlerini adeta şoka uğrattığı bilinmektedir; çünkü bu, Sevr'li düzene doğrudan bir meydan okumaydı. İngiliz hükümetinin tepkisi sert olmuş, hatta bazı kaynaklarda Türk ordusunun Boğazları geçtiği takdirde İngiliz ateş açacağı yönünde bir kararın gündemde olduğu belirtilmektedir. Ancak Fransa ve İtalya gibi diğer müttefiklerin tavırları İngiltere'yi yumuşatmış ve 11 Ekim 1922'de Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalanarak İstanbul'un boşaltılması karara bağlanmıştır. İngiliz kuvvetleri bir kısmı geri çekilmiş, Türk askerinin şehre girişinin önü açılmıştır.

Tarihin Gidişatına ve Bugüne Somut Katkıları

Eğer İstanbul'un Kurtuluşu yaşanmasaydı, hem Anadolu'daki milli egemenlik mücadelesi tamamlanamazdı hem de Türkiye Cumhuriyeti'nin doğuşu büyük ölçüde sekteye uğrayabilirdi. İstanbul'un İtilaf işgali altında kalmaya devam etmesi, milli güçlerin moralsini düşürürdü; çünkü başkent ele geçmemişse, kurtuluş tamamlanmış sayılmazdı. Bu durum, bir bütün olarak Türk milletinin bağımsızlık arayışına büyük bir darbe olurdu ve yeni kurulacak devletin meşruiyeti zedelenebilirdi. İstanbul'un kurtuluşu, hem siyasi hem de toplumsal açıdan tüm dengeleri lehimize çevirdi ve savaşın Türkiye lehine sonuçlanmasının kapısını sonuna kadar açtı.

  • Siyasi Meşruiyet ve Milli Egemenlik: İstanbul'un Türk bayrağına kavuşması, yeni kurulacak devletin kendine olan güvenini ve milletlerarası meşruiyetini büyük ölçüde pekiştirdi. Bu sayede Anadolu'daki milli hareket, kendi kaderini belirleyen tek güç olarak tüm dünyada tanınma yolunda önemli bir adım atmış oldu. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin otoritesi, İstanbul'un da geri alınmasıyla birlikte Anadolu'nun her noktasında fiilen kabul görmüş oldu.
  • Mudanya Ateşkes Antlaşması ve Sevr'ın İptali: İtilaf devletlerinin Türk ordusunun İstanbul'a yaklaşmasını hazmedemeyerek masaya oturdu ve Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalandı. Bu antlaşma, Sevr Antlaşması'nın fiilen geçersiz kaldığının resmi bir belgesi oldu ve Türk tarafının masadaki gücü kat kat arttı. Böylece yeni bir barış düzeninin kurulmasının önü açıldı ve Sevr'in yok sayıldığı bir atmosfer yaratılmış oldu.
  • İzmir'in Kurtuluşu ile Sembolik Zafer: İzmir'in 9 Eylül 1922'de düşman işgalinden kurtarılması, İstanbul'un kurtuluşunun bir tamamlayıcısı niteliğindeydi ve Türk milletinin bağımsızlık kararlılığının en görünür göstergesiydi. Bu iki büyük şehrin milli bayrağa dönmesi, Anadolu'daki direniş ruhunu doruğa çıkardı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunu hızlandıran en önemli dönüm noktalarından biri oldu.
  • Uluslararası Tanınma ve Yeni Diplomasi Düzeni: İstanbul'un kurtuluşunun ardından başlayan süreç, Türkiye'nin masadaki gücüne güç katan Lozan Barış Antlaşması'nın imzalanmasına giden yolu hazırladı. İsmet Paşa'nın liderliğindeki Türk heyetinin Lozan'daki başarısı, bu başarıların toplamı sayesinde mümkün olmuştu. 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan, Sevr'in yerini alan yeni bir barış düzeni olarak tüm dünyada tanındı ve Türkiye'nin uluslararası alanda bağımsız devlet olarak kabul görmesini sağlamıştır.

Bilinmeyen Yönleri ve Merak Edilen Tarihi Detaylar

Birçok kişi İstanbul'un kurtuluşunu tek bir günde gerçekleşmiş bir olay gibi algılar, oysa perde arkasında diplomatik pazarlıklar, İngilizlerin sert tepkileri ve Türk heyetinin cesaretli tavırları vardı. Şükrü Naili Paşa'nın komutasındaki Türk birliklerinin İstanbul'a giriş günü olan 23 Eylül 1922'de İngiliz komutan General Harrington ile Türk heyeti arasında sıkı bir pazarlık yaşanmış, İngiliz kuvvetlerinin şehirden çıkış takvimi netleştirilmiştir. Aynı zamanda Boğazlar üzerindeki İtilaf donanmasının varlığı da bir an bile aklıncılar tarafından göz ardı edilmemiş, Türk askerinin şehre girişini büyük bir hazırlıkla karşılamıştır. Şükrü Naili Paşa, askerleriyle İstanbul'a girerken büyük bir coşku ve gururla karşılanmış; şehirdeki halkın büyük çoğunluğu uzun süredir bu anı beklediğini büyük bir sevinçle göstermiştir. Ayrıca bu girişin, yalnızca askeri bir zafer olarak değil, aynı zamanda Türkiye'nin bağımsızlık hikâyesinin en görünür sembolü olarak değerlendirildiği belgelerden anlaşılmaktadır.

Bir diğer az bilinen detay, İstanbul'un işgali altında kalan dönemde şehirde yürüyen milli direniş ağı'dır. İstanbul'daki milli cemiyetler, Anadolu'daki milislerle gizlice irtibat kurarak İtilaf denetiminde bilgi toplamış, Karakol Cemiyeti gibi örgütler aracılığıyla kurtuluşun öncüleriyle bağlarını korumuştur. Ayrıca Boğazlar'daki İtilaf donanmasının Türk birliklerinin ilerlemesini engelleme potansiyeline rağmen, Fransa'nın ve İtalya'nın İngiltere'den ayrı bir tavır takınması, bu donanmanın boşa çıktığı anlamına geliyordu. Lozan'da Türk heyetinin İngiliz ve Fransız heyetlerine karşı yürüttüğü pazarlıklar da, bu askeri zaferin topladığı siyasi rüzgâr sayesinde mümkün olmuştu; yani İstanbul'un kurtuluşu, Lozan'da Türkiye'ye verilen avantajların da temel nedenlerinden biridir. Bu süreçte İtilaf devletlerinin aralarında derin görüş ayrılıkları oluşmuş ve Sevr düzeninin sona ermesi bu diplomatik dengesizlikler sayesinde hızlanmıştır. 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Barış Antlaşması, Türkiye Cumhuriyeti'nin doğuşunu taçlandıran ve Türkiye'nin bağımsız devlet olarak tüm dünyaca tanındığı resmi belge olarak tarihe geçmiştir.

Sıkça Sorulan Sorular

Google Soru-Cevap

Q: İstanbul'un Kurtuluşu tam olarak hangi tarihte oldu?

İstanbul'un Kurtuluşu, 6 Ekim 1923 (Cumartesi) tarihinde meydana gelmiştir.

Q: Bu tarihi olayın üzerinden kaç yıl geçti?

Bu olayın üzerinden tam 103 yıl geçmiştir.

Q: Olay hangi yüzyıl ve dönemde gerçekleşti?

İstanbul'un Kurtuluşu, 20. Yüzyıl döneminde yaşanmıştır.

Q: Olayın detayları ve tarihi önemi nedir?

İstanbul'un Kurtuluşu: Şükrü Naili Paşa komutasındaki Türk birlikleri İstanbul'a girdi ve yaklaşık 5 yıl süren işgal resmen sonlandı.

1923 Yılında Yaşanan Diğer Önemli Olaylar

1923 Kronolojisinin Tamamı →

06 Ekim Tarihindeki Diğer Olaylar

Günün Tüm Olayları (6+) →