zamanda.com.tr Tarihsel Kronoloji
Z Ziyaretçi Kaydol
HIZLI YANIT Doğrulanmış Tarih Kaydı

Osmanlı-Rus-Avusturya Savaşı'nı sona erdiren ve Osmanlı'nın kârlı çıktığı son antlaşma olan Niş Antlaşması imzalandı Ne Zaman Oldu?

Osmanlı-Rus-Avusturya Savaşı'nı sona erdiren ve Osmanlı'nın kârlı çıktığı son antlaşma olan Niş Antlaşması imzalandı, 3 Ekim 1739 (Cumartesi) tarihinde gerçekleşmiştir. (18. Yüzyıl) Bu tarihi dönüm noktasının üzerinden tam 287 yıl geçmiştir.

Takvim Günü
03 Ekim
Yıl
Geçen Süre
287 Yıl
Haftanın Günü
Cumartesi
Burç & Element
Terazi (Hava)
Dönem
18. Yüzyıl

Tarihsel Dönüm Noktası ve Derinlemesine Analiz

🌟 Editörün Seçimi
Etki: 90/100 Tarihi Olaylar

Osmanlı-Rus-Avusturya Savaşı'nı sona erdiren ve Osmanlı'nın kârlı çıktığı son antlaşma olan Niş Antlaşması imzalandı Nedir ve Neden Tarihin Akışını Değiştirdi?

Niş Antlaşması, 1739 yılının Eylül ayında imzalanan ve Avusturya İmparatorluğu ile Rus İmparatorluğu'na karşı verilen kış harekâtının son bulmasını sağlayan tarihi bir belgedir. Bu antlaşma, savaşın ardından Osmanlı'nın masaya oturduğu en kârlı sonuçtu; çünkü düşman orduların kışlamadan geri çekilmesini sağlayan askeri zaferin ardından diplomatik masada elde edilen topraklar, İmparatorluk'un son yüzyıllarda elde ettiği en büyük siyasi başarı sayılıyordu. Antlaşma, Osmanlı'nın Avrupa'da geri çekilmeye değil, ciddi bir direniş göstermeye hâlâ muktedir olduğunu gösteren sembolik bir zaferdi ve bu nedenle tarihin akışını doğrudan etkilemiştir.

Bu antlaşmanın adı, çoğu zaman savaşın fiilen sona erdiği bölge olan Niş kentinden alınıp Niş Antlaşması biçiminde anılır; Osmanlı kaynaklarında ise belgenin resmî adı genellikle Belgrad Antlaşması olarak geçer. İsim farklılığına rağmen tüm tarihçiler aynı gerçekte buluşur: Bu belge, 1735'ten 1739'a kadar süren ve iki cephede birden verilen savaşı sonlandıran tek antlaşmadır. Osmanlı İmparatorluğu, savaş boyunca hem doğuda Ruslara, hem kuzeybatıda Avusturya'ya karşı direnmiş, nihayetinde belgede toprak kaybı yaşamaktan kurtulmuş, hatta bazı bölgeleri geri kazanmıştır. Bu durum, 18. yüzyıl Osmanlı tarihinde nadir görülen bir tabloydu.

Tarihsel Arka Plan ve Olayın Perde Arkası

1730'ların ikinci yarısı, Kutsal İttifak güçlerinin İmparatorluk topraklarına yönelik en şiddetli saldırılarından birini başlattığı döneme denk düşer. Rus Çarı III. Peter ve Avusturya İmparatoru Charles VI, Osmanlı İmparatorluğu'nun zayıfladığını ve bölünebileceğini düşünerek aynı anda harekete geçtiler. Rus orduları, Prut Savaşı'nın ardından kazandığı toprakları geri almak isteyen Anastasiiy Krasnokutski komutasında Kırım yönünde ilerledi; Avusturya cephesinde ise Charles VI'nın komutanları Tuna Nehri'nin ötesine geçip Niş kalesini kuşattı. İmparatorluk, iki cephede aynı anda savaşmak zorunda kaldı ve bu durum, orduların dağılmasından önce geri çekilme stratejisine yönelmesine neden oldu.

İbrahim Paşa komutasındaki Osmanlı kuvvetleri, önceki seferlerdeki başarısızlıklardan ders çıkararak stratejik bir tutum izlediler. Avusturya ordusunun Kalemegdan'dan, yani Belgrad Kalesi çevresinden ilerleyişini yakından izlediler ve nihayetinde Niş Kalesi'ni kuşattılar. Kuşatma, Osmanlı'nın taktik üstünlüğüyle sona erdi; Avusturya kuvvetleri, ikmal hatlarının kesilmesi ve iklim koşullarının sertleşmesi nedeniyle geri çekilmek zorunda kaldı. Bu geri çekilme, diplomatik masada Osmanlı'nın elini güçlendiren en kritik andı. Sultan I. Mahmud, bu zaferin üzerine barış görüşmelerine girişti ve sonuçta 18 Eylül 1739 tarihinde Niş Antlaşması'nı imzaladı.

Antlaşmanın en dikkat çekici maddesi, Avusturya'nın Sırbistan bölgesini, Belgrad Kalesi'ni ve Orlova dahil olmak üzere bazı kaleleri Osmanlı'ya geri vermek zorunda kalmasıydı. Bu, 1699 Carlofça Antlaşması'ndan bu yana kaybedilen en büyük topraklar anlamına geliyordu. Ayrıca, Eflak ve Bükreş üzerindeki Osmanlı hâkimiyeti yeniden tanındı ve Tuna üzerinden kuru ticaret yolları serbest bırakıldı. Rusya cephesinde ise Azov Kalesi Osmanlı'nın denetimine geçti, Rusya Karadeniz'de donanma kurma hakkından vazgeçti ve Prut boyunca Osmanlı topraklarında asker bulundurma hakkından vazgeçti. Tüm bu maddeler, savaşın sonunda Osmanlı'nın toprak bütünlüğünü koruduğunu ve hatta birkaç toprak parçasını geri aldığını gösteriyordu.

Diplomatik süreçte Hacı Sadık Efendi, İsmail Efendi ve Ahmed Paşa'nın yürüttüğü müzakereler, savaşın gidişatından tamamen farklı bir tablo çiziyordu. Avusturya'nın ve Rusya'nın, savaşı kendi topraklarına doğru genişletmek istemesi, Osmanlı'nın müttefik olarak İngiltere'ye başvurmasını zorunlu kıldı. Sonuçta, İngiliz elçisi Robinson'un arabuluculuğu ile Niş'te masaya oturuldu ve Avusturya delegasyonu, kendi topraklarından geri çekilme kararını imzaladı. Bu diplomatik zafer, savaşın asıl kazananının Osmanlı olduğunu perçinleyen bir dönüm noktasıydı.

Tarihin Gidişatına ve Bugüne Somut Katkıları

Eğer 1739'da Niş Antlaşması imzalanmamış olsaydı, Osmanlı İmparatorluğu'nun doğuda ve batıda birden zayıflaması, belki de Avusturya ve Rusya'nın birlikte ilerlemesiyle imparatorluğun bölünmesine yol açan bir sürecin başlamasına neden olurdu. Tarihin gidişatı, bu antlaşma sayesinde farklı bir seyir izledi; çünkü Osmanlı, Avrupa'da ciddi bir direniş gösterebileceğini kanıtladı ve bu kanıt, yüzyıllar boyunca sürecek bir siyasi varlık sağladı. Antlaşmadan çıkan sonuçlar, Osmanlı'nın Avrupa'daki konumunu güçlendirdi ve İmparatorluk'un bölünme sürecini en az bir yüzyıl daha geciktirdi.

  • Toprak Bütünlüğünün Korunması: Avusturya'nın geri çekilmesi, Osmanlı'nın Sırbistan ve Tuna boylarındaki topraklarını korumasını sağladı. Bu, 18. yüzyılın sonlarında ve 19. yüzyılın başlarında yaşanacak büyük kayıpların öncesinde Osmanlı'nın son büyük toprak geri alışıydı. İmparatorluk, bu antlaşmayla kendi sınırlarını çizme gücünü hâlâ elinde tuttuğunu gösterdi ve bu, iç siyasette de bir meşruiyet kaynağı oldu.
  • Rusya'nın Karadeniz'e İlerlemesinin Duraklatılması: Antlaşmanın Rusya'ya getirdiği kısıtlamalar, özellikle Karadeniz'de donanma kurma yasağı, Çarlık Rusyası'nın Akdeniz'e ulaşma hedefini doğrudan engelledi. Bu duraklama, Osmanlı İmparatorluğu'nun Güney Avrupa'daki deniz hâkimiyetini korumasına imkân tanıdı ve bu hâkimiyet, sonraki yüzyıllar boyunca devam etti. Rusya'nın bu engeli aşması ancak yüzyıllar sonra mümkün oldu.
  • Avusturya İmparatorluğu'nun Yenilgisinin Kabul Edilmesi: Charles VI'nın Avusturya tahtındaki kararlılığı sarsıldı; antlaşma, Avusturya'nın doğu cephesindeki gücünü kırdı ve bu, Avusturya'nın 1739 sonrası iç politikasını doğrudan etkiledi. Ayrıca, Avusturya'nın Sırbistan üzerindeki iddialarından vazgeçmesi, Balkanlar'da Osmanlı'nın siyasi hâkimiyetini yeniden pekiştiren bir etki yaptı.
  • Diplomatik Ağırlığın Osmanlı Lehine Döndürülmesi: Antlaşma, Avrupa güçlerinin İmparatorluk'a karşı birleşik bir cephe açamayacaklarını kanıtlayan diplomatik bir zaferdi. İngiltere'nin arabuluculuk yapması ve Osmanlı'nın masada oturur pozisyonda bulunması, İmparatorluk'un Avrupa'daki siyasi ağırlığını koruduğunu gösterdi. Bu, sonraki yüzyıllardaki diplomatik ilişkilerde Osmanlı'nın elini güçlendiren temel bir dayanak noktasıydı.

Bilinmeyen Yönleri ve Merak Edilen Tarihi Detaylar

Antlaşmanın en merak edilen detaylarından biri, imzalama yerinin neden Niş olduğudur. Niş, Osmanlı'nın Balkanlar'daki en önemli stratejik noktalarından biriydi ve savaşın fiilen bitmesi burada gerçekleştiği için antlaşmaya bu isim verildi. Antlaşmanın tam olarak nerede imzalandığına dair kaynaklar arasında küçük bir belirsizlik vardır; bazı kaynaklar Niş, diğerleri Belgrad der. Ancak Osmanlı kaynaklarında, antlaşmanın fiili olarak imzalandığı yerin Niş olduğu kesindir ve bu, savaşın fiili meydan muharebesinin de Niş'te yaşandığını doğrular. Bu detay, antlaşmanın adlandırmasına dair tarihçiler arasında hâlâ süren tartışmaların bir parçasıdır.

Bir diğer az bilinen detay, savaşın iki cephede birden yürütülmesinin Osmanlı ordusu üzerindeki baskısıdır. Sultan I. Mahmud, hem doğuda hem batıda savaş yürütmek zorunda kalan bir durumdaydı; ancak bu baskı, onu savunmacı bir stratejiye değil, hızlı ve keskin karşı saldırıya yöneltti. Niş Kalesi'nin kuşatma altına alınması, savaşın seyrini tamamen değiştiren anlardan biriydi; çünkü Avusturya ordusu, kendi topraklarına geri çekilmek yerine Niş'e doğru ilerleyerek Osmanlı'nın bu stratejik noktasını almayı planlıyordu, ancak bu plan, Osmanlı'nın geri dönüşüyle sonuçlandı. Bu durum, 18. yüzyıl Osmanlı askerî tarihinin en önemli anlarından biri olarak kayıtlara geçti. Antlaşmanın imzalanmasından sonra, Osmanlı İmparatorluğu'nun Avrupa'daki konumunun bir yüzyıl daha korunması, bu direnişin ve diplomatik başarıların doğrudan bir sonucu olarak tarih biliminde kabul edilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Google Soru-Cevap

Q: Osmanlı-Rus-Avusturya Savaşı'nı sona erdiren ve Osmanlı'nın kârlı çıktığı son antlaşma olan Niş Antlaşması imzalandı tam olarak hangi tarihte oldu?

Osmanlı-Rus-Avusturya Savaşı'nı sona erdiren ve Osmanlı'nın kârlı çıktığı son antlaşma olan Niş Antlaşması imzalandı, 3 Ekim 1739 (Cumartesi) tarihinde meydana gelmiştir.

Q: Bu tarihi olayın üzerinden kaç yıl geçti?

Bu olayın üzerinden tam 287 yıl geçmiştir.

Q: Olay hangi yüzyıl ve dönemde gerçekleşti?

Osmanlı-Rus-Avusturya Savaşı'nı sona erdiren ve Osmanlı'nın kârlı çıktığı son antlaşma olan Niş Antlaşması imzalandı, 18. Yüzyıl döneminde yaşanmıştır.

Q: Olayın detayları ve tarihi önemi nedir?

Osmanlı-Rus-Avusturya Savaşı'nı sona erdiren ve Osmanlı'nın kârlı çıktığı son antlaşma olan Niş Antlaşması imzalandı.

1739 Yılında Yaşanan Diğer Önemli Olaylar

1739 Kronolojisinin Tamamı →

03 Ekim Tarihindeki Diğer Olaylar

Günün Tüm Olayları (6+) →