zamanda.com.tr Tarihsel Kronoloji
Z Ziyaretçi Kaydol
HIZLI YANIT Doğrulanmış Tarih Kaydı

Amasya'da, Mustafa Kemal Atatürk ile İstanbul Hükûmeti'nin Bahriye Nazırı Salih Hulusi Kezrak arasında Amasya Protokolü imzalandı. Ne Zaman Oldu?

Amasya'da, Mustafa Kemal Atatürk ile İstanbul Hükûmeti'nin Bahriye Nazırı Salih Hulusi Kezrak arasında Amasya Protokolü imzalandı., 22 Ekim 1919 (Çarşamba) tarihinde gerçekleşmiştir. (20. Yüzyıl) Bu tarihi dönüm noktasının üzerinden tam 107 yıl geçmiştir.

Takvim Günü
22 Ekim
Yıl
Geçen Süre
107 Yıl
Haftanın Günü
Çarşamba
Burç & Element
Terazi (Hava)
Dönem
20. Yüzyıl

Tarihsel Dönüm Noktası ve Derinlemesine Analiz

🌟 Editörün Seçimi
Etki: 93/100 Tarihi Olaylar

Amasya'da, Mustafa Kemal Atatürk ile İstanbul Hükûmeti'nin Bahriye Nazırı Salih Hulusi Kezrak arasında Amasya Protokolü imzalandı. Nedir ve Neden Tarihin Akışını Değiştirdi?

1919 yılının Haziran ayında, Amasya'da imzalanan bir protokol, hem Mustafa Kemal Paşa'nın Millî Mücadele yolundaki kararlılığını hem de İstanbul Hükûmeti'nin bu kararlılığı durdurma çabalarını bir araya getiren kritik bir an olarak tarihe geçti. Amasya Protokolü, Osmanlı'nın son dönemini ve yeni bir devletin doğuşunu hazırlayan ateşli günlerin ortasında, Mustafa Kemal Atatürk ile İstanbul Hükûmeti'nin Bahriye Nazırı Salih Hulusi Kezrak arasında imzalandı. İtilaf Devletleri'nin Anadolu üzerindeki emelleri her geçen gün netleşirken, Mustafa Kemal Paşa Samsun'dan itibaren yürüttüğü mücadelenin kapsamını genişletiyor, Amasya'da yayınlanan genelgeyle Millî Mücadele'nin ilk resmî ve organize ilanını duyuruyordu. Tam bu sırada İstanbul Hükûmeti, Mustafa Kemal Paşa'nın faaliyetlerini sonlandırmak ve onu Ankara yerine İstanbul'a çekmek amacıyla güçlü bir diplomatik adım atmaya karar verdi. Salih Hulusi Kezrak'ın Amasya'ya gönderilmesi ve orada karşılıklı görüşmelerin ardından bir protokolün imzalanması, bu iki farklı iradenin ilk kez masada buluştuğu anı temsil eder. Protokolün kendisi, Mustafa Kemal Paşa'nın İstanbul'a belirli şartlar altında gelmeyi kabul etmesi ve İstanbul Hükûmeti'nin de bu şartları yerine getirme sözü vermesi üzerine şekillenmiştir. Fakat bu belge, ne sonuç verir ne de tatmin eder; çünkü arkasında çok daha derin bir siyasi hesaplaşma yatmaktadır.

Tarihsel Arka Plan ve Olayın Perde Arkası

I. Dünya Savaşı'nın Osmanlı Devleti açısından yıkıcı bir yenilgiyle sona ermesi, Mondros Ateşkes Antlaşması'nın imzalanmasıyla birlikte Anadolu toprakları üzerinde açık bir müdahale dönemini başlattı. İtilaf Devletleri, özellikle İngiltere ve Fransa, Osmanlı'nın başkenti İstanbul'a da doğrudan yerleşerek Hükûmet üzerinde etki kurmaya başladılar. Bu baskı ortamında, Bahriye Nazırı Salih Hulusi Kezrak ve diğer bazı devlet adamları, Mustafa Kemal Paşa'nın Anadolu'da yürüttüğü çalışmaların İtilaf Devletleri'ne bahane vererek daha ağır bir işgale yol açacağını düşünüyorlardı. Mustafa Kemal Paşa ise tam tersine, Mondros hükümlerinin kabul edilemez olduğunu, Anadolu'da bir kurtuluş hareketinin organize edilmesi gerektiğini savunuyordu. Bu iki zıt bakış açısı, Amasya'da yüz yüze gelmeyi zorunlu kılmıştır.

Amasya Genelgesi'nin 22 Haziran 1919 tarihinde yayınlanması, Millî Mücadele'nin ilk açık ve kolektif bildirisi olarak büyük bir sarsıntı yaratmıştı. Mustafa Kemal Paşa bu genelgeyle Millî Mücadele'nin yalnızca kendisinin değil, bütün milletin meselesi olduğunu ilan etmişti. Bunun hemen öncesinde, Haziran ayının ilk günlerinde Amasya'ya ulaşan Salih Hulusi Kezrak, İstanbul Hükûmeti'nin resmî bir temsilcisi olarak Mustafa Kemal Paşa ile görüşmek üzere harekete geçti. İki tarafın da masaya oturması kolay olmadı; çünkü Mustafa Kemal Paşa İstanbul'a gelme konusundaki isteğiyle, İstanbul Hükûmeti'nin Mustafa Kemal Paşa'yı etkisiz hâle getirme niyeti arasında ciddi bir gerilim bulunuyordu. Görüşmelerin sonunda, her iki tarafın da kabul edebileceği bir zeminde Amasya Protokolü imzalandı. Protokole göre Mustafa Kemal Paşa, belirli koşulların yerine getirilmesi hâlinde İstanbul'a gelecekti; ancak İstanbul Hükûmeti bu koşulları adım adım geri planda tuttu ve protokol fiilen uygulamaya konmadı. Bu durum, Mustafa Kemal Paşa'nın Ankara'da Büyük Millet Meclisi'ni toplama kararını hızlandıran temel etkenlerden biri olmuştur.

Tarihin Gidişatına ve Bugüne Somut Katkıları

Amasya Protokolü imzalanmasaydı, Millî Mücadele'nin seyri muhtemelen çok daha sancılı bir hâl alırdı; çünkü Mustafa Kemal Paşa ile İstanbul Hükûmeti arasındaki bu geçici uzlaşma arayışı, iki tarafın da niyetlerini daha açık bir biçimde ortaya koymasını sağlamıştır. İstanbul Hükûmeti'nin protokol şartlarını yerine getirmemesi, Mustafa Kemal Paşa'ya Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni toplamak için gereken siyasi meşruiyeti kazandırmış ve Millî Mücadele'nin sivil-asker bütünleşmesini hızlandırmıştır. Eğer bu görüşme hiç yaşanmasaydı, Ankara'ya giden yolun nasıl şekilleneceği, halkın Hangi yöne yöneleceği ve İstanbul'la yapılan müzakerelerin çerçevesi tamamen farklı bir tablo çizebilirdi.

  • İstanbul Hükûmeti'nin gerçek niyetinin ortaya çıkması: Amasya Protokolü, İstanbul Hükûmeti'nin Mustafa Kemal Paşa'yı sadece ikna etmeye çalışmadığını, aynı zamanda onu Anadolu'dan uzaklaştırmak için her yolu denediğini gözler önüne sermiştir. Protokolün şartlarının yerine getirilmemesi, Mustafa Kemal Paşa'ya ve bütün Anadolu halkına, İstanbul'daki yönetimin İtilaf Devletleri'nin baskısı altında hareket ettiğini gösterdi. Bu anlama kavuşma, Millî Mücadele'nin sadece askerî değil, aynı zamanda güçlü bir propaganda ve bilinçlendirme hareketine dönüşmesini sağladı.
  • Ankara'da Büyük Millet Meclisi'nin toplanmasının hızlanması: Amasya'daki görüşmelerin sonuçsuz kalması, Mustafa Kemal Paşa'nın bir daha İstanbul'a güven duymayacağını netleştirdi ve Millî Mücadele'yi temsil edecek yasal bir organın acil ihtiyacını ortaya çıkardı. İstanbul Hükûmeti'nin protokolü boşa çıkarması, milletvekillerinin Ankara'ya akın etmesini kolaylaştıran bir iklim yarattı. Böylece 23 Nisan 1920 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılması, daha önce planlanandan çok daha güçlü bir meşruiyet zeminine oturmuş oldu.
  • Millî Mücadele'nin moral gücünün pekişmesi: Mustafa Kemal Paşa'nın Amasya Protokolü'nü imzalamış olmasına rağmen, İstanbul Hükûmeti'nin taahhütlerini yerine getirmemesi, onun kararlılığının haklılığını gösteren somut bir kanıt oldu. Halk, İstanbul'un sözünden dönmesini görünce, Ankara'ya ve Mustafa Kemal Paşa'ya olan güvenini bir kat daha artırdı. Bu güven artışı, Millî Mücadele'nin her cephesinde daha büyük bir katılım ve fedakârlık ruhu doğurdu.
  • İtilaf Devletleri ile müzakere masasının şekillenmesi: Amasya Protokolü sayesinde İtilaf Devletleri, Mustafa Kemal Paşa ile İstanbul Hükûmeti arasında bir diyalog kanalının açıldığını gözlemledi ve bu durum, onların Anadolu'daki politikalarını yeniden gözden geçirmek zorunda bıraktı. Protokolün fiilen uygulanamaması, İtilaf Devletleri'ne Anadolu'daki Millî Mücadele'nin İstanbul Hükûmeti'yle denetlenemeyeceğini açıkça gösterdi. Bu bilgi, sonraki yıllarda Mudanya Ateşkes Antlaşması ve Lozan Barış Antlaşması gibi önemli süreçlerde Türkiye'nin masada daha güçlü bir konumda oturmasını kolaylaştırdı.

Bilinmeyen Yönleri ve Merak Edilen Tarihi Detaylar

Amasya Protokolü ile ilgili en az bilinen yönlerden biri, iki tarafın görüşmeler sırasında oldukça gergin bir atmosfer içinde buluştuğudur. Salih Hulusi Kezrak, Amasya'ya gelirken İstanbul Hükûmeti'nin kendisine verdiği talimatları büyük bir ciddiyetle taşıyordu ve Mustafa Kemal Paşa'yı ikna edip Anadolu'dan uzaklaştırmanın mümkün olduğuna inanıyordu. Mustafa Kemal Paşa ise, kendisini teslim almak amacıyla gönderilen bir nazırı bile saygıyla karşılamış, ama aynı zamanda hiçbir taviz vermeden Millî Mücadele'nin hedeflerini kararlı bir biçimde savunmuştur. Görüşmelerin bir noktasında, Mustafa Kemal Paşa'nın Salih Hulusi Kezrak'a Anadolu'daki şartları birebir anlatması, bu nazırı etkilemiş ve protokolün masada onaylanmasını kolaylaştırmıştır.

Protokolün asıl ilginç yanı, imzalandıktan hemen sonra büyük ölçüde rafa kaldırılmış olmasıdır. İstanbul Hükûmeti, protokoldeki şartların yerine getirilmesi konusunda ciddiyet göstermedi ve Mustafa Kemal Paşa'nın İstanbul'a gelmesini istemeye devam etti; ancak İtilaf Devletleri'nin izni olmadan bunu yapmak istemedi. Mustafa Kemal Paşa ise protokolün şartlarının ihlal edildiğini görünce, Ankara'ya yönelerek Millî Mücadele'nin merkezini orada kurma kararını hızlandırdı. Halk arasında anlatılan bir hikâyeye göre, Amasya'da yaşanan bu görüşme, Mustafa Kemal Paşa'nın yakın çevresinde "bir kez daha görüştük, artık geri dönüş yoktur" şeklinde değerlendirilmiştir. Bu ifade, protokolün aslında bir sonuç değil, bir nihai ayrılığın işareti olduğunu göstermektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Google Soru-Cevap

Q: Amasya'da, Mustafa Kemal Atatürk ile İstanbul Hükûmeti'nin Bahriye Nazırı Salih Hulusi Kezrak arasında Amasya Protokolü imzalandı. tam olarak hangi tarihte oldu?

Amasya'da, Mustafa Kemal Atatürk ile İstanbul Hükûmeti'nin Bahriye Nazırı Salih Hulusi Kezrak arasında Amasya Protokolü imzalandı., 22 Ekim 1919 (Çarşamba) tarihinde meydana gelmiştir.

Q: Bu tarihi olayın üzerinden kaç yıl geçti?

Bu olayın üzerinden tam 107 yıl geçmiştir.

Q: Olay hangi yüzyıl ve dönemde gerçekleşti?

Amasya'da, Mustafa Kemal Atatürk ile İstanbul Hükûmeti'nin Bahriye Nazırı Salih Hulusi Kezrak arasında Amasya Protokolü imzalandı., 20. Yüzyıl döneminde yaşanmıştır.

Q: Olayın detayları ve tarihi önemi nedir?

Amasya'da, Mustafa Kemal Atatürk ile İstanbul Hükûmeti'nin Bahriye Nazırı Salih Hulusi Kezrak arasında Amasya Protokolü imzalandı.

1919 Yılında Yaşanan Diğer Önemli Olaylar

1919 Kronolojisinin Tamamı →

22 Ekim Tarihindeki Diğer Olaylar

Günün Tüm Olayları (6+) →