zamanda.com.tr Tarihsel Kronoloji
Z Ziyaretçi Kaydol
HIZLI YANIT Doğrulanmış Tarih Kaydı

Milliyetçi hükûmete karşı Mao Zedung'un başlattığı ve bir yıl süren 6.000 millik Uzun Yürüyüş sona erdi. Mao önderliğindeki Birinci Öncü Ordu Yan'an 'a girdi Ne Zaman Oldu?

Milliyetçi hükûmete karşı Mao Zedung'un başlattığı ve bir yıl süren 6.000 millik Uzun Yürüyüş sona erdi. Mao önderliğindeki Birinci Öncü Ordu Yan'an 'a girdi, 20 Ekim 1935 (Pazar) tarihinde gerçekleşmiştir. (20. Yüzyıl) Bu tarihi dönüm noktasının üzerinden tam 91 yıl geçmiştir.

Takvim Günü
20 Ekim
Yıl
Geçen Süre
91 Yıl
Haftanın Günü
Pazar
Burç & Element
Terazi (Hava)
Dönem
20. Yüzyıl

Tarihsel Dönüm Noktası ve Derinlemesine Analiz

🌟 Editörün Seçimi
Etki: 95/100 Tarihi Olaylar

Milliyetçi hükûmete karşı Mao Zedung'un başlattığı ve bir yıl süren 6.000 millik Uzun Yürüyüş sona erdi. Mao önderliğindeki Birinci Öncü Ordu Yan'an 'a girdi Nedir ve Neden Tarihin Akışını Değiştirdi?

Uzun Yürüyüş, yirminci yüzyıl tarihinin en dramatik ve en etkili askerî harekâtı olarak kabul edilir. 1934 yılının Ekim ayında, milliyetçi Kuomintang yönetiminin kuşatmasını kırmak amacıyla yola çıkan Birinci Öncü Ordu, yaklaşık bir yıl süren ve tahminlere göre 6.000 millik bir yol kat etti. Bu yürüyüşün sonunda, ekim ayı itibarıyla öncüler Yan'an şehrine ulaştı. Çin Komünist Partisi'nin askerî ve siyasi merkezi haline gelen bu bölge, o tarihten sonra ülkenin kaderini değiştiren pek çok kararın alındığı yer oldu. Mao Zedong'un bu uzun ve zorlu yürüyüş boyunca giderek artan siyasi nüfuzu, onu partinin tartışmasız önderi konumuna getirdi. Dolayısıyla bu olay yalnızca bir askerî geri çekilme değil, aynı zamanda siyasi bir devrimin başlangıç noktasıydı. Bugün Çin'in siyasi yapısı, ulusal kimliği ve dünya üzerindeki konumu incelendiğinde, kökenlerin bu yorucu yürüyüşe kadar uzandığı rahatlıkla görülebilir.

Tarihsel Arka Plan ve Olayın Perde Arkası

1920'lerin sonunda ve 1930'ların başında Çin, hem iç hem de dış baskı altında ezilen bir devletti. Japonya'nın kuzeydoğudaki Mançurya'yı işgali ve ardından ülke içine ilerlemesi, milliyetçi Kuomintang hükümetini zor bir ikileme sokmuştu. Bir yandan yabancı bir işgale karşı koyması beklenirken, diğer yandan ülke içindeki komünist hareketi bastırmak için kaynaklarını seferber etmek zorundaydı. Sun Yat-sen'in ölümünden sonra partinin lideri olan Chiang Kai-shek, komünistleri ülke için birincil tehdit olarak gördü ve 1930'ların başında tam ölçekli bir imha harekâtı başlattı. Bu harekât sonucunda komünistler, Jiangxi Sovyet adı verilen kendi bölgelerinden kuşatma altına alındı. Beş büyük kuşatma boyunca komünist kuvvetler büyük kayıplar verdi ve sonunda dışarıdan yardım alma imkânı tamamen kesildi.

Chiang Kai-shek kuşatmayı sıkılaştırdıkça Jiangxi bölgesindeki komünist güçlerin durumu giderek dayanılmaz hale geldi. Yiyecek, cephane ve tıbbî malzeme stokları erimiş, moral bozulmuştu. Bu kritik dönemde, komünist ordunun komutanlarından Zhu De ve siyasi lider Mao Zedong, bölgeden toplu bir çıkış planı üzerinde çalıştı. Sovyet liderliği tarafından görevden alınmış olan ve ardından itibarı kısmen iade edilen Mao, bu süreçte strateji tartışmalarında belirleyici bir rol oynadı. Almanya'dan gelen askerî danışmanların da katkıda bulunduğu savunma planları sonuçsuz kaldı. Nihayetinde, 1934 yılının Ekim ayının ortalarında yaklaşık 86.000 kişilik bir kuvvet, Jiangxi'den sessizce yola çıkarak kuşatmayı yarmaya çalıştı. Bu karar, komünistlerin varlığını ya da yokluğunu belirleyecek bir kaçış harekâtıydı. Yol boyunca Çin'in en zorlu coğrafyalarından geçilecek, binlerce kilometre boyunca düşman kuvvetleriyle çarpışılacak, nehirler aşılacak ve dağlar tutulacaktı. Bu yürüyüş, askerî açıdan bir geri çekilme olarak başladı; ancak siyasi açıdan Mao Zedong'un yükselişinin ve Çin komünizminin doğuşunun temeli oldu.

Yürüyüşün ilk aylarında kayıplar korkunç boyutlara ulaştı. Zayiat listeleri öyle ağırdı ki, yola çıkan 86.000 kişiden yalnızca on bin kadarı sona ulaşabildi. Yol boyunca Kuomintang kuvvetleri sürekli baskınlar düzenledi, hava bombardımanları sürdü ve ihanetler yaşandı. Zunyi Konferansı olarak bilinen ve Ocak 1935 yılında düzenlenen kritik toplantı, yürüyüşün seyrini kökten değiştirdi. Bu toplantıda Mao Zedong, askerî ve siyasi alanda partinin en üst yetkisi haline getirildi. Parti kadroları ve subaylar, Jiangxi'deki yenilginin sorumlusu olarak görülen lider kadroyu sorguladı ve Mao'nun gerilla stratejisini benimsedi. İşte tam bu noktadan sonra, yalnızca askerî bir geri çekilme olan hareket, bir ideolojik devrime dönüştü. Mao'nun zorlu dağ geçişlerini, bataklıkları ve nehirleri aşma konusundaki ısrarlı tutumu, orduyu birlik içinde tutan temel etken oldu. Zhu De, Peng Dehuai ve Lin Biao gibi komutanlar, alt kademe subaylar ve sıradan askerlerle birlikte yürüyerek bu yolculukta dayanışma ruhunu pekiştirdi. Luding Köprüsü geçişi, karlı Sichuan dağlarının aşılması ve Duyung Dağları'nın zirvelerinden geçilmesi, bu dönemin en bilinen ve en zorlu anları olarak tarihe geçti. Sichuan ve Gansu bölgelerinde yerel azınlıklarla kurulan temaslar da hem askerî hem de siyasi açıdan önemli sonuçlar doğurdu. Komünistler, bu temaslar sırasında hem yeni gönüllüler topladı hem de propaganda faaliyetlerini genişletti.

1935'in son aylarında kalan kuvvetler, Kuzeybatı Çin'in yarı çöl coğrafyasında ilerlemeye devam etti. Gansu ve Shaanxi bölgelerinde karşılaşılan iklim ve coğrafi şartlar, yorgun askerler için ayrı bir sınavdı. Nihayet ekim ayında, yaklaşık 8.000 kişilik kalan bir kuvvet, Yan'an yakınlarına ulaştı. Bu şehir, komünist hareketin yeni merkezi haline gelerek, Çin'in siyasi haritasında kalıcı bir nokta oluşturdu. Yan'an döneminde Mao, hem parti içindeki konumunu sağlamlaştırdı hem de kırsal kesimde geniş bir taban oluşturdu. Çiftçilere toprak dağıtım programları, okul ve hastane açılışları ve propaganda faaliyetleri sayesinde komünist hareket, yalnızca askerî bir güç olmaktan çıkıp toplumsal bir harekete dönüştü. Bu dönemin en önemli sonuçlarından biri de, komünistlerin milliyetçi hükümete karşı verdikleri mücadelenin artık yerel düzeyde değil, ulusal düzeyde bir yankı bulmasıydı. Japonya'ya karşı direnişin de bir parçası olan bu anlatı, pek çok Çinli aydını ve sıradan vatandaşı komünistlerin saflarına çekti.

Uzun Yürüyüş'ün ardından Çin siyasi tarihinin gidişatı temelde değişti. 1936 yılında Xi'an Olayı sırasında, Chiang Kai-shek komünistlerle birlikte Japonya'ya karşı cephe kurmaya zorlandı ve bu zorunlu iş birliği, ikinci bir iç savaşı bir süreliğine erteledi. 1945-1949 yılları arasında süren iç savaşın sonunda ise komünistler, Çin Halk Cumhuriyeti'nin kuruluşunu ilan etti. Yani Uzun Yürüyüş, yalnızca bir askerî harekât değil, aynı zamanda bu nihai zaferin gerek siyasi gerekse moral temelini hazırlayan bir dönüm noktasıydı.

Tarihin Gidişatına ve Bugüne Somut Katkıları

Bu olay yaşanmasaydı Çin'in siyasi yapısı çok farklı bir yönde evrilebilirdi. Mao Zedong partinin başına geçmemiş olsaydı, komünist hareket Jiangxi'de dağılıp tarih sahnesinden silinebilirdi. Bu durumda Chiang Kai-shek'in milliyetçi yönetimi daha uzun süre ayakta kalabilir, Çin'in iç savaş sonrası siyasi haritası bugünkünden tümüyle farklı olabilirdi. Kuomintang iktidarı sürüp Japonya işgaliyle daha uzun süre mücadele etmiş olsaydı, savaş sonrası dönemde Amerikan etkisi çok daha belirgin olabilirdi. Yürüyüşün yarattığı lider kadrosu ve parti disiplini olmasa, iç savaşta komünistlerin zafer şansı ciddi biçimde azalırdı. Dolayısıyla bu tek olay, hem Çin'in iç dinamiklerini hem de Doğu Asya'nın genel siyasi dengesini yeniden şekillendirdi.

  • Mao Zedong'un siyasi yükselişi: Uzun Yürüyüş öncesinde Mao, parti içinde nüfuzlu bir isimdi; ancak Zunyi Konferansı ile birlikte yetkileri büyük ölçüde genişledi ve rakipleri tasfiye edildi. Yürüyüşün zorlukları, onun kararlılık ve stratejik deha yönünü kadrolara kanıtladı. Bu itibar, 1943 yılından sonra partinin resmî lideri olarak atanmasında belirleyici oldu ve 1949'dan sonra ülkeyi otuz yılı aşkın süre yönetmesine zemin hazırladı.
  • Çin iç savaşının seyrinin değişmesi: Kuşatmadan kurtulan kuvvetler, Yan'an'da hem eğitim hem de propaganda açısından güçlü bir üs kurdu. Bu üs, kırsal bölgelerde geniş bir destek tabanı oluşturarak iç savaş sırasında orduyu besleyen ana kaynak haline geldi. Kuomintang'ın, toplumsal tabandan yoksun bir ordu ile komünistlerin kırsal dayanağa sahip bir ordu karşısında gerilemesi, yürüyüşün doğrudan bir sonucuydu.
  • Çin komünizminin ulusal kimliğe dönüşmesi: Yürüyüş sırasında milliyetçi düşmana karşı birlikte mücadele etme deneyimi, ordu içinde güçlü bir ulusal bilinç oluşturdu. Bu bilinç, sadece ideolojik bir söylem değil, bizzat yorgunluk, açlık ve ölüm üzerinden deneyimlenmiş bir gerçeklikti. Daha sonraki yıllarda Japon işgaline karşı verilen direniş sırasında bu bilinç, komünistleri Çin halkının gözünde meşruiyet kazandıran en güçlü araç oldu.
  • Dünya siyasetinde yeni bir denge: Çin Halk Cumhuriyeti'nin kuruluşu, Soğuk Savaş döneminde dünya siyasetini kökünden etkiledi. Asya'da ABD'nin komünizme karşı yürüttüğü kuşatma stratejisi, büyük ölçüde Çin'in komünist yönetimi altına geçmesiyle şekillendi. Uzun Yürüyüş'ün başarısı olmasaydı, bu stratejinin hedefi ve seyri çok farklı bir tablo çizebilirdi. Vietnam, Kore ve Küba gibi diğer devrimci hareketlere de ilham kaynağı olan Çin modelinin doğuşu, bu yürüyüşün uluslararası etkilerinin en somut göstergesidir.

Bilinmeyen Yönleri ve Merak Edilen Tarihi Detaylar

Uzun Yürüyüş ile ilgili pek çok az bilinen ayrıntı, bu hareketin sıradan bir askerî harekât olmadığını gösterir. Örneğin yürüyüşün ilk haftalarında, öncüler Kuomintang'ın beş kuşatma hattından geçerken bir noktada düşman savunmasındaki bir boşluğu fark ettiler. Bu boşluk, adı sonradan He Yingqin olarak bilinen Kuomintang komutanının istemeden veya sessizce göz yummasıyla oluşmuştu. Tarihçiler bu olayın bilinçli bir iş birliği mi yoksa tesadüf mü olduğu konusunda hâlâ tartışmaktadır. Bir diğer ilginç ayrıntı, yürüyüş sırasında orduya eşlik eden çocuk ve kadın sayısının sandığımızdan çok daha fazla olmasıdır. Yaklaşık 30 kadının da yürüyüşe katıldığı bilinmektedir. Bu kadınlar tıbbî görevler üstlendi, malzeme taşıdı ve hatta cephede çarpıştı. Kadınların bu varlığı, Çin devrimci hareketinde cinsiyet eşitliğinin erken dönem bir sembolü olarak kabul edilir.

Yürüyüşün en bilinen anlatılarından biri olan Luding Köprüsü geçişi, tarihsel açıdan daha az dramatik olabilir ancak sembolik etkisi büyük olmuştur. Köprü üzerindeki tahta panellerin bir kısmı sökülmüştü; buna rağmen askerler zincirin üzerinde ilerleyerek karşı tarafa geçmeyi başardılar. Bu anlatı, komünist propagandasında "imkânsızı başarma" metaforu olarak kullanıldı. Bir diğer az bilinen ayrıntı, Mao'nun yürüyüş sırasında birkaç kez ciddi sağlık sorunları yaşamasıdır. Sıtma nöbetleri ve açlık, onun fiziksel gücünü sınırladı; ancak zihinsel keskinliği ve kararlılığı hiç azalmadı. Mao, yürüyüşün en zorlu anlarında bile siyasi dokümanlar okuyarak ve parti içi tartışmalara katılarak faal kalmaya devam etti. Ayrıca yürüyüşün büyük bir bölümü boyunca, Mao'nun rakibi olan Zhang Guotao komutasındaki dördüncü ordu ile bağlantı kesildi. Zhang Guotao, yürüyüşün kuzeye mi yoksa güneye mi devam edeceğine ilişkin stratejik tartışmada Mao'ya katılmadı ve ayrı bir rota izledi. Bu ayrışma, parti içinde kalıcı bir bölünmeye yol açtı ve Zhang Guotao'nun 1938'de Kuomintang'a geçmesine neden oldu. Uzun Yürüyüş'ün bu iç çekişmeleri de barındırdığı gerçeği, olayın yalnızca dışa karşı değil, aynı zamanda içte de büyük bir güç mücadelesi olduğunu gösterir.

Sıkça Sorulan Sorular

Google Soru-Cevap

Q: Milliyetçi hükûmete karşı Mao Zedung'un başlattığı ve bir yıl süren 6.000 millik Uzun Yürüyüş sona erdi. Mao önderliğindeki Birinci Öncü Ordu Yan'an 'a girdi tam olarak hangi tarihte oldu?

Milliyetçi hükûmete karşı Mao Zedung'un başlattığı ve bir yıl süren 6.000 millik Uzun Yürüyüş sona erdi. Mao önderliğindeki Birinci Öncü Ordu Yan'an 'a girdi, 20 Ekim 1935 (Pazar) tarihinde meydana gelmiştir.

Q: Bu tarihi olayın üzerinden kaç yıl geçti?

Bu olayın üzerinden tam 91 yıl geçmiştir.

Q: Olay hangi yüzyıl ve dönemde gerçekleşti?

Milliyetçi hükûmete karşı Mao Zedung'un başlattığı ve bir yıl süren 6.000 millik Uzun Yürüyüş sona erdi. Mao önderliğindeki Birinci Öncü Ordu Yan'an 'a girdi, 20. Yüzyıl döneminde yaşanmıştır.

Q: Olayın detayları ve tarihi önemi nedir?

Milliyetçi hükûmete karşı Mao Zedung'un başlattığı ve bir yıl süren 6.000 millik Uzun Yürüyüş sona erdi. Mao önderliğindeki Birinci Öncü Ordu Yan'an 'a girdi.

1935 Yılında Yaşanan Diğer Önemli Olaylar

1935 Kronolojisinin Tamamı →

20 Ekim Tarihindeki Diğer Olaylar

Günün Tüm Olayları (6+) →